Home / Edebiyat / Beyaz Kale Orhan Pamuk
Beyaz Kale Orhan Pamuk

Beyaz Kale Orhan Pamuk

Orhan Pamuk‘un ilk baskısı 1985 yılında yapılan ve Orhan Pamuk’a uluslararası bir ün kazandıran üçüncü romanı Beyaz Kale çevirisi ile 1991 yılında Fransa’da Prix de la de-couverte europeenne’i (Avrupa Keşif Ödülü) alarak yurtdışında da tanınan bir romancı haline gelmeyi başarmıştır.

Beyaz Kale romanı yurtdışında yazar büyük bir ün kazandırmış, İstanbul’a gelen Venedikli bir köle ile bir Osmanlı alimi arasındaki ilişkiyi anlatan bu tarihsel dönem romanı belli başlı tüm Batı dillerine çevrilmiştir.

Kısacası Beyaz Kale, Türk Edebiyatının ilk post modern romanı olmasa da orhan Pamuk’un yabancı dillere ilk çevrilen eseri ve yazara uluslararası şöhret kazandıran ilk romanı olması açısından oldukça önemlidir.

Romanda Yer Alan Karakterler

İtalyan Köle: Venedik asıllı iken Osmanlı ülkesine köle olarak gelen akıllı ve alim bir köledir. Kitapta bilimi ve aklı temsil etmektedir. Esir olarak geldiği Osmanlı ülkesinde Hoca lakaplı bir bilim adamının en önemli yardımcısıdır.

Hoca: İtalyan kölenin kimliğine bürünüp Batı ülkelerine gidip oralara yerleşen Osmanlı bilginidir. Osmanlı toplumunu değiştirmek isteyen bu alim pek çok proje üretmiş ama icat ettiği silah çamuru saplanınca ordu başarısız olmuş, bunun üzerine idam edileceği korkusundan kölenin kimliğine bürünerek Batıya kaçarak oraya yerleşmiştir.

Beyaz Kale Kitap Tanıtım Yazısı

17. yüzyılda Türk korsanlarınca tutsak edilen bir Venedikli, İstanbul’a getirilir. Astronomiden, fizikten ve resimden anladığına inanan bu köle, aynı ilgileri paylaşan bir Türk tarafından satın alınır. Garip bir benzerlik vardır bu iki insan arasında.

Köle sahibi, kölesinden, Venedik’i ve Batı bilimini öğrenmek ister. Bu iki kişi, efendi ile köle, birbirlerini tanımak, anlamak ve anlatmak için, Haliç’e bakan karanlık ve boş bir evde, aynı masanın iki ucuna oturur, konuşurlar.

Hikâyeleri ve serüvenleri, onları veba salgınının kol gezdiği İstanbul sokaklarına, Çocuk Sultan’ın düşsel bahçelerine ve hayvanlarına, inanılmaz bir silahın yapımına, “Ben neden benim?” sorusuna götürecektir. Hikâyelerin günden geceye doğru ilerlemesiyle, gölgeler yavaş yavaş yer değiştirir.

Orhan Pamuk Beyaz Kale’de, Doğu ile Batı arasındaki benzerliklere ve farklılıklara bakarken, milli ve bireysel kimliklerimizin gerisinde yatan yapaylığı ortaya çıkartarak, iki kültürün ortak paydasını vurguluyor. Okur İstanbul manzarası eşliğinde izlediği bu yarı gerçek yarı hayal hikayede, kendi varoluşunun özünü aramaya davet ediliyor.

Check Also

Kuş Uçar Kanat Ağlar Şükrü Erbaş

Kuş Uçar Kanat Ağlar Şükrü Erbaş

Kitap bir insanın haykırışı olacak nitelikte bir eser olmuş. Gerçek hayatta da Kuş Uçar Kanat …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir